13/8/2009 ·
| biLimin açıkLayamadığı 9 şey |
Bilim, insandaki 9 davranışı açıklayamıyor. Atomu bölen, insanın aya kadar gitmesini sağlayan ve hatta DNA'sını çözen bilim, insanoğlunun bazı gizemli davranışlarını açıklamak konusunda yetersiz kalıyor. İngiliz The Daily Telegraph gazetesinde yayımlanan habere göre, The New Scientist dergisi, insanların, bilim dünyasının açıklayamadığı davranışlarını sıraladı. Nedenlerine ilişkin değişik teorilere de yer verilen listede şu davranış biçimleri sıralanan YÜZ KIZARMASI: İngiliz doğa tarihçisi Charles Darwin, insanın yalan söylediğinde diğerlerinin bunu anlamasını sağlamak için yüzünün kızaracağı şekilde evrimleştiği teorisiyle açıklamaya çalıştı. Bazı bilim adamları ise bunun zayıflığı ifşa ederek, olaylarla yüzleşmeye ya da daha içten davranmaya yardımcı olduğu fikrini savundu KAHKAHA ATMAK: İnsanın ruh halini iyileştiren endorfin hormonu nedeniyle güldüğü düşünülüyor. Ancak 10 yıllık bir araştırmanın sonuçları, insanın espriden çok vasat sözler karşısında kahkaha attığını ortaya koyuyor. ÖPÜŞMEK: Tüm toplumlarda görülmeyen, bu doğrultuda genetik olamayacağı yargısına varılan öpücük, emzirme ve eski insanların çocuklarını ağızlarıyla besleme alışkanlıklarıyla ilişkilendiren teorilere bağlanıyor
BURUN KARIŞTIRMAK: Her dört gençten biri, günde ortalama 4 kez burnunu karıştırıyor ve bunun nedeni bilinmiyor. Burun karıştırmanın, bağışıklık sistemini güçlendirdiğine inananlar var. RÜYA GÖRMEK: Avusturyalı nörolog Sigmund Freud'un, rüyaların bilinç altını yansıttığına ilişkin teorisine şüpheyle yaklaşılıyor. Rüyanın, genel olarak hisleri yansıttığı söylenebilir, ancak garip düşler görülmesinin nedeni henüz tam olarak açıklanamadı BATIL İNANÇLAR: Dinin, bir anlam taşımayan, tuhaf, ancak rahatlatan alışkanlıklar olarak nitelendirilen batıl inançları tetiklediği düşünülüyor. FEDAKARLIK YAPMAK: Bu davranışın, insanlar arasındaki bağların geliştirilmesine yönelik olabileceği gibi sadece keyif verdiği için yapılabileceği savunuluyor. SANATSAL FAALİYETLER: Dans etmekten, heykel tıraşlığa tüm sanat biçimlerinin, kişinin kendisini gösterme ve beğendirme isteğinden kaynaklanabileceğ i belirtiliyor. Nitekim bunun, sadece bilgi ve deneyim paylaşımı için bir araç olabileceği de düşünülüyor ERGENLİK: Diğer hiçbir hayvanın bu dönemden geçmediğine dikkati çekiliyor. Bazı bilim adamları bu dönemin, insan beyninin olgunluk çağına geçmeden önce kendini yeniden düzenlemesine yardımcı olduğunu ya da gelecekteki sorumluluk dolu yıllar öncesinde insanın, davranış biçimleri açısından kendini denemesine izin verdiğini düşünüyor. |
Yorum (1) Yorum yaz!
1/6/2009 ·
Ayaz Gibi Olabilmek
Sultan, köleyi taşı dığı asil karakteri sebebiyle çok sevmiş .
Derken Sultan'ın öylesine itimadını kazanmış ki, bütün sultanlığın haznedârı tayin edilmiş ve en kıymetli ve zarif mücevherler, taşlar ona emanet edilir olmuş.
Bu geliş meyi gören saraylılar ise durumdan pek rahatsı z olmuşlar. Hasetleri ve kibirleri yüzünden, sözüm ona basit bir köleye böyle bir mevki verilmesini ve kendi rütbelerine çıkar ılmasını bir türlü hazmedememişler.
Bu duygular içinde, özellikle Sultan yakınlardaysa ondan gün geçtikçe daha çok şikayet etmeye başlamışlar ve asil ruhlu kölenin itibar ını zedelemek için ellerinden geleni yapmışlar.
Bir gün Sultanın huzurunda bir sarayl ının diğerine şö yle dediği duyulmuş: Köle Ayaz'ın sık s ık hazineye gittiğini biliyor musun? Onun mücevherlerimizi çaldığı ndan adım gibi eminim. Sultan kulaklarına inanamamış . İşin aslını kendi gözlerimle görmeliyim demiş. Duvara küçük bir delik yaptırıp, içeride olanları seyretmeye hazırlanmış. Kölenin sessizce içeri girdi ğini, kapıyı kapattığı nı ve sandığ a gittiğini görmüş.
Orada sakladığı küçük bir bohçaymış bu. Bohçay ı öpmüş aln ına koymuş ve sonra da açm ış. İçinden çıkan köleyken giydiğ i yırtık pı rtık bir elbise! Aynanı n karşı sı na geçmiş.
Kendi kendine, Daha önceleri bu elbiseyi giydiğin zamanlar kim oldu ğunu hatırlıyor musun? diye sormuş . Bir Hiçtin sen...
Hepsi hepsi satı lacak bir köleydin ve Allah, Sultanın eliyle sana rahmetinden belki de hiç hak etmediğin nimetler lutfetti. Asla nereden geldiğini unutma! Çünkü mal mülk insan ın hafızasını uçurur, unutuluşlara sürükler.
Şimdi sen de, nimetçe senden aş ağı olanlara kibirle bakma ve daima hatırla Ayaz, hatı rla! Sandığı kapatmış, kilitlemiş ve sessizce kap ıya doğru yürümüş.
Hazine dairesinden çıkarken birden Sultanla yüz yüze gelmiş . Sultan gözlerini Ayazın yüzüne dikmiş dururken, yanakları ndan aşağı yaşlar süzülüyormuş ve boğazı öyle düğümlenmiş ki, konuşmakta güçlük çekmiş.
Ve sultan mahmut:Bugüne kadar mücevherlerimin hazinedârıydın, ama şimdi... kalbimin hazinedârısın. Bana benim de önünde bir hiç oldu ğum kendi Sultanımı n huzurunda nasıl davranmam gerektiği dersini verdin demiş.
Yorum (yok) Yorum yaz!
18/5/2009 ·

Gözlerimden uyku aka aka izlesemde maçı gurur duydum Hidayetin oyunundan ve takımını nasıl sırtlamasından.Kolay değil bir Türk evladının gidip orada var olma çabasında bulunması ve bunu başarması.Öyle basit bir olay gibi görünsede nerelere getirdiği belli basketbolunu...sen cok yaşa Hedo...sanki her sayı atışında ben sayı yapıyorum sanki Türkiye sayı yapıyor hissiyatında izledim maçını...sen çok yaşa
Yorum (yok) Yorum yaz!
18/5/2009 ·

Gözlerimden uyku aka aka izlesemde maçı gurur duydum Hidayetin oyunundan ve takımını nasıl sırtlamasından.Kolay değil bir Türk evladının gidip orada var olma çabasında bulunması ve bunu başarması.Öyle basit bir olay gibi görünsede nerelere getirdiği belli basketbolunu...sen cok yaşa Hedo...sanki her sayı atışında ben sayı yapıyorum sanki Türkiye sayı yapıyor hissiyatında izledim maçını...sen çok yaşa
Yorum (yok) Yorum yaz!
15/5/2009 ·
Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::





